B/AŞKA SÖZÜM YOK

Selamların en güzeliyle… Okumayı seven ve bunu pratiğe döken pek çok insanda olduğu gibi bir müddet sonra bende de yazma arzusu belirdi. Yazdım ve yazdıkça çeşitli platformlarda paylaştım. Olumlu geri dönüşlerin de teşvikiyle hiç öyle bir düşüncem olmadığı halde ilk kitabım “AŞK KALEME DEĞİNCE” okuyucuyla buluşuverdi. Yazmanın bir periyodu var mı inanın bilmiyorum. Zira ben …
Continue reading B/AŞKA SÖZÜM YOK

ŞEHİT BUMİNHAN TEMİZKAN

Şehit Buminhan TEMİZKAN’ı hatırlayan var mı acaba? Ya da daha doğru ve acı bir ifadeyle Buminhan TEMİZKAN adını hiç duydunuz mu? Tarsus’un Yenice kasabasındandı Buminhan. 1989 yılında Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ni kazandı. Dört yıl sonra 16 Ağustos 1993 tarihinde öğretmen olarak mezun oldu. Aynı yıl Tunceli, Mazgirt, Darıkent Kasabası ilköğretim okuluna atandı. Göreve başlamasının üzerinden henüz …
Continue reading ŞEHİT BUMİNHAN TEMİZKAN

ÖLÜM ORUÇLARI VE PİRUS ZAFERİ

Dün gece Ebru Timtik’in ölümüyle birlikte sosyal medyanın ve daha çok sorumsuz siyasetçilerin etkisiyle DHKP-C terör örgütünün yeniden uygulamaya koyduğu zulüm enstrümanı ölüm oruçları ülke gündemini yine meşgul etmeye başladı. Yeniden diyorum çünkü bu eylem tarzı konunun meraklıları için sadece tarihin tekerrüründen ibaret. Zira DHKP-C, TKP(ML) ve TKİP “Tarihe yeni, onurlu sayfalar eklemeye devam edeceğiz. …
Continue reading ÖLÜM ORUÇLARI VE PİRUS ZAFERİ

KADER DİYEMEZSİN SEN KENDİN ETTİN

Malumunuz geçen hafta Giresun’da büyük bir sel felaketi yaşandı. 9 vatandaşımızın can verdiği felakette halen kayıp 7 vatandaşımızı arama çalışmaları devam ediyor. Çöken binalar, yollar, kullanılamaz hale gelen dükkanlar ve milyonlarca liralık hasar ile Dereli adeta yer ile yeksan oldu desek yeridir. Karadeniz’de yaşayanların yabancı olduğu bir tablo değil aslında bu. Zira bu bölgede hemen …
Continue reading KADER DİYEMEZSİN SEN KENDİN ETTİN

ALLAH İYİ İNSANLARLA KARŞILAŞTIRSIN

Bugün bir haber okudum. 21 yaşında gencecik bir kız Facebook’ta üye olduğu bir otostop grubunda beş gün önce köpeğiyle beraber çekilmiş bir fotoğrafını koyarak “Samsun’dan İzmir’e aracıyla gidecek olan yol arkadaşı var mı?” mesajıyla birlikte paylaşmış. Akabinde bu paylaşımı beğenen bir şahısla görüşmeye başlamış. Neticesinde de kızcağız İzmir’e şahsın yanına gitmiş. Birkaç gün yalnız yaşayan …
Continue reading ALLAH İYİ İNSANLARLA KARŞILAŞTIRSIN

KULAĞINIZA KÜPE OLSUN

Sanırım MÇP’nin MHP adını aldığı kongreydi. Zira her yerde kar vardı ve oldukça zorlu bir yolculuktan sonra ulaşabilmiştik Ankara’ya. Hafızam beni yanıltmıyorsa Kongre Söğütözü’ndeydi. Kış olmasına karşın Türkiye’nin dört bir yanından gelen Ülkücüler salonu hınca hınç doldurmuş kalabalık dışarı taşmıştı. Dışarda dolaşıp diğer illerden gelen tanıdıklarla biraz hasret giderdikten sonra güçlükle salona girebilmiş ve ilçemizin …
Continue reading KULAĞINIZA KÜPE OLSUN

DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR

Hep okur, dinler, seyreder ve ne yalan söyleyeyim merak ederdim. Hafta sonu bir arkadaşım “Dün bir hocaya gittim. Çok derin biri. Bana dair ne varsa hepsini bildi. Ağzım açık kaldı. Üstelik para falan talep etmiyor. Zorla elli lira verdim. Bugün bir daha gitmem gerekiyor. Birlikte gidelim.”  deyince fırsatı kaçırmak istemedim. Az sonra hocanın hasta/müşteri kabul …
Continue reading DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR

AH BE ERCANIM

“Akrabalık kan bağıyla değil, can bağıyla olur.” sözünü çok seviyorum. Zira samimiyetleri ve vefaları ile bu sözün doğruluğunu her fırsatta hatırlatan pek çok dostum, arkadaşım var. Ercan da onlardan biriydi. Yaklaşık on yıl kadar önce henüz kitaplarım basılmamışken ve hatta kitap düşüncesi bile ortada yokken Facebook’ta YİTİK SEVDALAR adını taşıyan bir sayfam vardı. O  zamanlar …
Continue reading AH BE ERCANIM

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ

Halâ bu alışkanlık devam ediyor mu bilmiyorum. Lise yıllarında hatıra defterlerimiz vardı. Okulun son günlerinde bu defterler arkadaşlar arasında elden ele dolaşır, içine şiirler, güzel sözler falan yazılırdı. Bazen kitaplığımı düzenlerken hatıra defterime rastlıyorum. Sayfaları çevirdikçe lise yıllarıma dönüyorum dudağımda belirsiz bir tebessümle. Sanki ilk kez görüyormuşum gibi tüm yazılanları teker teker okumadan bırakamıyorum elimden. …
Continue reading GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ

HÜSEYİNLER ÖLMEZ

Hüseyin Kurumahmutoğlu Of’tan gelip, Bafra’ya yerleşen bir ailenin çocuğuydu Sekiz kardeşin dördüncüsüydü. İlk, orta, ve liseyi Bafra’da okudu. Lise 3. sınıfın ikinci yarısında siyasi faaliyetleri nedeniyle okuldan atıldı.Fakat daha sonra Ankara’da lise diplomasını aldı. Üniversiteyi kazandı, fakat babası göndermedi. İhtilâlden önce aranıyordu. İhtilal olduktan birkaç gün sonra Trabzon Sıkıyönetim Mahkemesi’ne teslim oldu. Daha sonra Samsun’a …
Continue reading HÜSEYİNLER ÖLMEZ

DELİ MİYİM NEYİM BEN?

Kitap okuyucularının enteresan alışkanlıkları vardır. Belki de bu alışkanlıklar sadece bende vardır, ben öyle sanıyorumdur. Bu durumdan emin değilim. Ben anlatayım siz karar verin. Mesela ben gözden çıkarmadığım, kitaplığımda bir eşi daha olmayan bir kitabı asla emanet vermem. Bunun yanı sıra bana emanet verilen kitapları da asla iade etmem. Ama bunu kitabı alırken açık yüreklilikle …
Continue reading DELİ MİYİM NEYİM BEN?

UNUTMAK İHANETTİR

Gelin bugün sizinle geçmişin siyah beyaz koridorlarına doğru küçük bir seyahat yapalım. Ve tam 42 yıl öncesine, 14 Temmuz 1978’e, Elbistan’a gidelim. Ne kolay bir çırpıda söyleniyor değil mi? Tam 42 yıl. Yani o tarihte doğan bebekler bugün tam 42 yaşında. Elbistan’ın Çatova ya da o zamanki adıyla Maraba köyünde çiftçilikle geçinen bir ailenin çocuğuydu …
Continue reading UNUTMAK İHANETTİR

PEŞİNEN HOŞGÖRÜNÜZE SIĞINIYORUM

Arkadaşlar yanlış anlamazsanız samimiyetinize güvenerek ve peşinen hoş görünüze sığınarak bir şey söylemek istiyorum. Yazardan imzalı kitap istenmez. Kitap alınır ve imzalatır. İyi bir okuyucu olduğumu söyleyebilirim. Eli kalem tutan, kitap yazan pek çok dostum arkadaşım var. Ancak bugüne dek hiç birinden böyle bir talebim olmamıştır. Lütfen bu yazdıklarım için bana kızmayın. Sözleşme gereği yayınevinin …
Continue reading PEŞİNEN HOŞGÖRÜNÜZE SIĞINIYORUM

YAZMAYAYDIM BEN BU KARA YAZIYI

“Muhsin Başkan’ı taşıyan helikopter düşmüş…” Arkadaşımın heyecanla ve ağlamaklı bir ses tonuyla verdiği kara haber, pimi çekilmiş bir el bombası gibi düşüveriyor yüreğimin orta yerine. Kanım çekiliyor hücrelerimden. İlk şoku attıktan hemen sonra telefona sarılıyorum. Ulaşmak mümkün olmuyor. İlk ulaşabildiğim Yusuf Hoca’m. Metanetli ve umutlu. Bilgi kirliliğinden şikayetçi. Durumu netleştiremiyoruz. Televizyon kanallarını geziyorum şuursuzca. Hemen …
Continue reading YAZMAYAYDIM BEN BU KARA YAZIYI

ALLAH MİLLETİMİZİ KORUSUN

Allah gani gani rahmet etsin, namaz surelerini ve dualarını bana babaannem öğretmişti. Onun dilinden düşürmediği bir başka duası daha vardı. “Allah görünür görünmez, bilinir bilinmez musibetlerden korusun.” derdi hep. O duanın idrakine; “görünmez ve bilinmez” musibete maruz kaldığımız şu günlerde erdim desem yeridir. Aslında atalarımız asırlar öncesinden belirlemiş ölçüyü. Her şeyin azı karar, çoğu zarardır. …
Continue reading ALLAH MİLLETİMİZİ KORUSUN