YOKLUĞUN BUZ GİBİ SOĞUK

Yokluğun buz gibi soğuk. Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes. “Üşüme” diye seslenmeni isterdim. Bir el olmanı isterdim, bir kol. “Özledim” deyip sarılmanı. En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma. Gelseydin ve yaslasaydım başımı omzuna, ağlasaydım doya doya. Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi …
Devamını Oku

ERKENEZ KARDEŞLER

Tam 40 yıl önce bugün Beşiktaş’ta, Şair Nedim Caddesi üzerinde bulunan Levent Apartman’ının 10. katında iki çocuğu ve yeğeni ile yaşayan Yaşar Erkenez’in kapısı sabah saat 7’de yumruklandı. Kapıdakiler “Açın kapıyı arama yapacağız!” diye bağırıyorlardı. Yaşar amca kapıyı şaşkınlık ve korkuyla açtı. Ancak gelenler polis değil, komünist militanlardı. Galiz küfürlerle evi dağıtarak evde bulunan iki …
Devamını Oku

BİLEYDİM AYRILIK VAR ÖPERDİM

Türk Dünyasının yılmaz savaşçısı Dayı Fazıl’ın ebediyete irtihalinden hemen sonra Yusuf Ziya ARPACIK hocamın “Bileydim ayrılık var, öperdim gözlerinden…” diyerek başladığı veda konuşmasından ilham alan yiğidimiz Ozan Saddam Yafes bu güzel eseri yapmış. Bize de paylaşmak düştü. Bu vesile ile Dayı Fazıl’ı bir kez daha rahmetle anıyorum. Ruhu şad olsun.

YOUTUBE KANALIMIZ YAYINDA

Hayat –hele ki İstanbul gibi bir metropolde- bazen inanılmaz derecede yıpratıcı ve boğucu olabiliyor. Günün stresinden sıkıntısından kurtulmak için kimi yürüyüş yapar, kimi uyur, kimi müzik dinler. Ben ise çoğunlukla bağlamamla hasbihal ediyorum. Öyle ya her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır demiş eskiler. Ne de güzel söylemişler. Beni de bu rahatlatıyor. Zaman zaman bağlamamla dertleştiğim …
Devamını Oku

BAHTSIZ BEDEVİ GİBİYİM

Herkesin başına bu tarz şeyler geliyor mu bilmiyorum ama öyle şeyler yaşıyorum ki bazen kendimi dünyanın en bahtsız insanı gibi hissediyorum. Eylül ayında taşındım ve haliyle elektrik aboneliği için müracaatta bulundum. Gayet hızlı bir şekilde başvurum alındı ve aboneliğim başladı. Herhangi bir kesinti ya da aksama yaşamadım. Ancak aradan geçen bunca zaman diliminde bir tane …
Devamını Oku

GİRNE

Geçtiğimiz hafta sonu ani bir kararla Kıbrıs’a gittim. Üç gün boyunca gezmeye çalıştım. İzlenimlerimi ayrıca yazacağım. Ama önce fotoğrafları paylaşmak istedim. Girne Kalesi, Arap akınlarına karşı kentin korunması amacıyla milattan sonra 7’inci yüzyılda Bizanslılar tarafında yapılmış. Girne’deki bu görkemli kale, bölgede yaşayan uygarlıklar hakkında verdiği bilgilerle, ziyaretçilerine zaman tünelinde geziyormuş hissi uyandırıyor. Doğal güzellikleri ve …
Devamını Oku

HAN SARAY

Hansaray şüphesiz Bahçesaray’ın en meşhur yeridir. Kırım hanlarının sarayı Hansaray, Topkapı sarayının küçük ama zarif bir benzeri gibidir. Tatar Elhamrası da denilen Hansaray, içinde barındırdığı birbirinden kıymetli sanat eserleriyle ve hikayeleriyle ziyaretçilerini derinden etkiler. Vaktiyle atlı süvarilerin volta attığı sarayın avlusunda, artık sarayı gezebilmek için sırasını bekleyen kalabalık turist grupları beklemektedir. Sarayı rehberiniz eşliğinde gezmeye …
Devamını Oku

KIRIM

Bir uçtan bir uca gezdik bu kutlu yurdu. Ve müşahade ettik ki; Türk’ün geçtiği her yerde zerafet ve tevazu, Rus’un geçtiği her yerde ise şaşâ ve debdebe var. Bahçesaray, Gözleve bir Anadolu kentinden farksızken, Yalta, Sivastopol ruhtan, manâdan alabildiğine uzak. Rusya’nın hür dünyanın gözü önünde adım adım işgal ettiği Kırım’da toprağın asıl sahibi olan Kırım …
Devamını Oku

BAHÇESARAY

Bahçesaray tipik bir Anadolu kentinden farksız. Denizi, panaroması, sahili ile gidenler daha çok Sivastopol’u yahut Yalta’yı beğense de yüreğimi Bahçesaray’da, GASPIRALI İSMAİL BEY’in mezarının başında bıraktım ben.

MAÇAHEL – CAMİLİ KÖYÜ

Artvin, Borçka’ya bağlı Camili (Macahel) Yöresi, 6 köyü içermektedir. Daha önce Camili (Macahel) bucağının (nahiyesinin) merkezi olan Camili Köyü, bu nedenle resmi olarak “Camili Bucak Merkezi Köyü” olarak anılır. Köyün eski ismi Hertvis’dir. Bu kelime, “Hevi” (dar ve derin dere/vadi) ile “irtvis” (karışma, birleşme) kelimelerinin bileşimi olup, “dereler/sular birleşiyor” anlamını taşır. Gerçekte ise Efeler deresi …
Devamını Oku

ŞEHİTLER SERDARI BİNBAŞI ZAFER KILIÇ

Zaman su gibi akıyor hakikaten. Tam 12 yıl önceydi. Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Uykuya direnerek elimdeki kitaba odaklanmaya çalışıyordum ki, telefonun sesiyle irkildim. Arayan Yusuf Hocamdı. Telefonu açar açmaz; “Canım gitti…” deyince yüreğimin orta yerine koca bir ateş düştü. Kısa bir süre sessizlik olunca –bana asır gibi gelmişti- aklıma Kerkük’ten ilk gelen isimleri saydım. …
Devamını Oku

BİN BAHAR GÖRSE DE TAŞ YEŞERMEZ

“Bin bahar görse de taş yeşermez.” Böyleyimdir ben. Bazen sözcükler beynimin emrini dinlemeden, olur olmaz mekan ve zamanda dökülüverir fütursuzca. “Bülbülün çektiği dilindendir” derler ya. Tam da böyle bir durum. Ne yapayım. Az uyuyorum, az yiyorum ama az konuşmayı bir türlü beceremiyorum. Yürek taşkını diyorum ben buna. Gem vurulmaz ve önünde hiçbir bent duramaz. Adı …
Devamını Oku

RIZKI VEREN ALLAH

Gece saat 02.00, taksi durağına bir abla geldi. ‘’Abi ne olur çocuğum çok ateşli, bizi hastaneye götürsen ateşi düşer belki. Ama cebimde sadece 7 TL var, söz çalışır öderim iki güne kadar’’. Zaten iş de yok, siftah etmedim. Var bundan da bir hayır diye düşünüp, hemen atla abla yetişelim hastaneye dedim. Çocuğun sesi beni bitirdi. …
Devamını Oku