SAHİPLENENE MEKTUP

Ben böyle değildim gülüm, değildim ben böyle. Bir zamanlar cebimde kelimelerle gezerdim. Ve en olmadık yerlerde çıkarıp onları özenle dizerdim. Kimi zaman bembeyaz kağıtlara, kimi zamanda bulanık ırmaklara. Suya yazılır mı deme, yazılıyor be gülüm. Sonrasında kumdan kale yapan çocukların mutluluğunda hayranlıkla okurdum dizdiklerimi.. Sevgi damlardı, gül damlardı kalemimden…. Dudaklarımdan sevda türküleri dökülürdü; sevda şiirleri …
Continue reading SAHİPLENENE MEKTUP

BİLMEDİĞİM BİR T/ARAFTAYIM

Araf’tayım. Elimde iki ucu keskin bir bıçak ve alabildiğine sıkmışım avucumu. Düşünceler kemiriyor beynimi. Uykularımın katili düşünceler. Oysa yabancı değilim bu ruh haline. Daha önce geçtim bu yoldan, daha önce dinledim bu şarkıyı, daha önce de okudum bu kitabı. İlk ıssızlığım değil bu. İlk kovuluşum, ilk örselenişim değil. Gururumu sermişim yarin ayağına…İlk ezilişim, ilk çiğnenişim …
Continue reading BİLMEDİĞİM BİR T/ARAFTAYIM

EYVAH AŞKI VURDULAR

Yüreğim hasretin narında yanarken, ben üşüyorum alevden gecede. Yatağım soğuk mermer, yastığım taş sanki. Uykular yalan ömrüme tuzak. Gönlümden de, gözümden de çok uzak. Uyuyamıyorum kaç zamandır. Ağır aksak doğruluyorum uzandığım yerden. Hızlı hareket edersem, düşünceler saçılacak sanki ulu orta her yere. Aralanmış perdeden süzülen sokak lambasının ışığı tuhaf bir huzur veriyor bana. Ruhumun aynasından …
Continue reading EYVAH AŞKI VURDULAR

YÂRİM YARAMDIR

Gece tüm efsûnuyla çökünce şehrin üzerine, başlıyor yalnızlığın gövde gösterisi. Mermer zemine vuran, demir ökçe sanki yalnızlığın ayak sesleri. Tüm hücrelerimde büyüyor çığlık çığlık aks-i sedâsı. Her adım tok bir ses ve tenhasında yankılanıyor gönlümün. Ya siyah ya beyaz ortası yok artık ömrümün. Bir yetim ağlıyor Şimdi yüreğimde Geceyi ıslatıyor Kanlı gözyaşları Âlem uykuda, Herkes …
Continue reading YÂRİM YARAMDIR

KİMSE KIZMASIN KENDİMİ YAZDIM

Ne gariptir ki insan çoğu zaman huzurunu, mutluluğunu bir başkasının avucuna bırakır ve sonra da burnunun üzerinde unuttuğu gözlük gibi onu aramakla tüketir ömrünü. Türlü çilelere katlanır, acılara göğüs gerer, kederle yoldaş olur ve tüm bunlara bir de kutsiyet atfederek yüceltir kendini üstelik. Kutlu hedefler için çilelere katlanan bir derviştir çünkü g/özünde. Şahit olduğu her …
Continue reading KİMSE KIZMASIN KENDİMİ YAZDIM

BİLİYORUM GELECEK/SİN

Hayatın yükü bazen büküyor belimi. Öyle anlarda bir ayete tutunuyorum. İnanıyorum ve iman ediyorum ki; “Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden fazla yüklemez.[1]” Uzun zamandır karanlıkta ruhum. Sanki beni tutup izbe bir dehlize kapatmışlar ve ömrün boyunca güneşi hiç görmeyeceksin demişler. Öylesine bir keder, öylesine bir elem. Dudağıma pelesenk olmuş bir türkü, mırıldanıp duruyorum belirli belirsiz; Ezim ezim …
Continue reading BİLİYORUM GELECEK/SİN

BİR BEYAZ IŞIK

Çok duydum bu sözü, çok gördüm, çok okudum. Ve hatta yüreğime nakış nakış dokudum. Gerçekten inandım mı doğruluğuna, yoksa inanmak mı istedim bilmiyorum. Dedim ya bilmiyorum bu düştüğüm nice haldi. Ama bu cümle benim düşerken tutunduğum son daldı. Çünkü hayata tutunmak için bir nedene ihtiyacım vardı. Düşünsene ne berbat bir durum, elimi bıraksam uçurum. Karanlık …
Continue reading BİR BEYAZ IŞIK

YOKLUĞUN BUZ GİBİ SOĞUK

Yokluğun buz gibi soğuk. Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes. “Üşüme” diye seslenmeni isterdim. Bir el olmanı isterdim, bir kol. “Özledim” deyip sarılmanı. En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma. Gelseydin ve yaslasaydım başımı omzuna, ağlasaydım doya doya. Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi …
Continue reading YOKLUĞUN BUZ GİBİ SOĞUK

KİM BİLİR

Gözlerimde bir ışık, yüreğimde bir kıvılcım, ürkek bir var oluş. Her şeyden vazgeçerek uzaklara çok uzaklara gitmek, yanımda sadece yüreğim. Hepsi bu. Yalın ayak çıkılmış bir yolculuğun ilk durağında cebimde eski masalların hala geçerliliğini koruyabilmiş biletleri. İki vapur bileti. Uzun, uzak yolculuklar. Ne çok yol ne az varış. Nelerden geçtik vakitsiz. En yeni yerlerimizi birbirimize …
Continue reading KİM BİLİR

YİNE SANA GELDİM EY YÂR

21 Aralık falan değil. Yılın en uzun gecesi dün geceydi. Saatler dolmadı, sabah olmadı bir türlü. Söz bazen şifa, bazen ise öldürücü bir silah olabiliyor. Bunu bir kez daha anladım. Gece yarısına doğru gelen bir mesajla tarumar oldu duygu dünyam. O birkaç kelime ile gönlümün sırça sarayı başıma yıkıldı adeta. Ve ben nefessiz, çaresiz kaldım …
Continue reading YİNE SANA GELDİM EY YÂR