BAŞEĞMEDİLER

“İki kapak arasındaki bir kitap değil, bir yürek” sanki. İlteris Yayınları tarafından basılan ve Yusuf Ziya ARPACIK (Yusuf Hoca) tarafından kaleme alınan BAŞEĞMEDİLER isimli eseri okuduğumda gayri ihtiyari bu cümle döküldü dudaklarımdan. Bir savaşçının kaleminin bu kadar güçlü olabileceğini doğrusu tahayyül edemezdim. Ancak O, bir hayali, ütopyayı ya da kurguyu değil, yaşadıklarını yazdığı ve bunu …
Continue reading BAŞEĞMEDİLER

KURTLARIN KARDEŞLİĞİ

1995 yılıydı sanırım. 3 Mayıs Türkçülük Bayramı etkinlikleri çerçevesinde MHP Pendik İlçe Teşkilatı’nın tertiplediği bir pikniğe katılmıştım. Sabahın erken saatleri olmasına karşın, piknik alanı hayli kalabalıktı. Bu kalabalığı görünce yine Türkçülük Bayramı etkinlikleri çerçevesinde ertesi gün açılacak olan “Ülkücü Yayınlar” kitap fuarına daha erken gitmeye karar verdim. Zira izdiham olacağını düşünüyor, kalabalıkta kitaplara yeterince vakit …
Continue reading KURTLARIN KARDEŞLİĞİ

AŞK KALEME DEĞİNCE

Çok konuştuğum söylenir, doğru da olabilir. Aslında çoğu zaman bir kamuflajdır bu benim için. Yani çok konuşuyorsam genelde bir şey söylemiyorumdur. Zaman içerisinde dost diyerek yüreğimi paylaştıklarımın bana dönen namlularını gördüğüm gün, insanlara bir şeyler anlatmayı bıraktım. İşte o günden beri bağlamamla yahut kalemimle dertleşiyorum. Fiyakalı adıyla bir çeşit terapi bu benim için. Yazmak dinginleştiriyor, …
Continue reading AŞK KALEME DEĞİNCE

İTTİHAT VE TERAKKİ

Tarih yazmak, tarihi yapmaktan daha zordur derler. Tarafsızlık ve nesnellik özellikle tarih biliminde önemli bir yer kaplar. Bir olayı ve gerçekliği her türlü kaygıdan uzak tüm yönleriyle yazmaya ve anlatmaya objektif tarihçilik denir. Objektif tarihçiliğin olmadığı bir yerde, gerçek tarihin öğrenilmesi imkansızlaşır ve tarih bir propaganda aracına dönüşür. Tek taraflı yoğun bombardıman, kitleleri öğrenilmesi istenen …
Continue reading İTTİHAT VE TERAKKİ

AŞİKÂR MAHREMİYET

Hayatımızın her alanına nüfuz eden ve hemen hemen toplumun her kesimi tarafından aktif şekilde kullanılan sosyal medya, istihbarat teşkilatlarından, siyaset kurumuna, organize suç çetelerinden, terör örgütlerine kadar her kurum ve topluluğun dikkatini çekmiştir. Günlük hayatta otomobilinin camlarına koyu renk film çekecek yahut evlerinin camlarını kalın perdelerle kapatacak kadar hassas olan insanların, oluşturdukları sosyal medya hesaplarında …
Continue reading AŞİKÂR MAHREMİYET

SAVAŞÇININ DOKUZ İLKESİ

“İnsanlar kıyafetleriyle karşılanır, fikirleriyle uğurlanır” diye güzel bir söz var. Ben bu sözün kitaplar için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Güzel bir kapak tasarımı ve iyi seçilmiş bir isim sanırım kitap okumayı seven herkes için karşı konulmaz bir cazibedir. İnsanlar çoğunlukla hediyeden ziyade ambalajına odaklanırlar. Arzu edilen ve beklenen elbette ikisinin de harika olmasıdır. Daha açık …
Continue reading SAVAŞÇININ DOKUZ İLKESİ

NALINCI BABA

Murat Han (III. Murat) o gün bir hoştur. Telaşlı görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister, sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Vezir-i Âzam Siyavuş Paşa sorar: – Hayrola efendim canınızı sıkan bir şey mi var? – Akşam garip bir rüya gördüm. – Hayırdır inşaallah. – Hayır mı, şer mi öğreneceğiz. – Nasıl …
Continue reading NALINCI BABA

5. TİM

Aşağıda okuyacağınız bölüm Abdullah AĞAR’ ın Otopsi Yayınlarından çıkan, “5.TİM/GÜNEŞ DOĞSUN İSTERİZ” adlı eserinden alınmıştır. Abdullah AĞAR; 1967 Ankara doğumludur. Kara Harp Okulu Mezunudur. Bestler’den Gabar’a, Azerbaycan’dan Brüksel’e, Paris’ten Cudi Dağı’na ve Kuzey Irak’a uzanan 6 yıl sonunda belinden aldığı 3 kurşun ile malulen emekli olmuş bir gazidir. Hatıralarını yazdığı eser hakkında söyleyebileceğim tek şey, …
Continue reading 5. TİM

ASLINDA HİÇ KİMSE UYUMUYORDU

Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan misali, yıllardır avamı meşgul eden bir diğer soru daha vardır bilirsiniz.. “Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?”.. Hangisinin daha çok bildiği hususunda fikir yüretecek değilim ancak çok iyi bildiğim birşey var. Yıllardır ülkeyi idare eden dirayetsiz iktidarlar yüzünden bırakın çok gezmeyi, işimizden evimize gitmekte bile zorluk çektiğimiz şu …
Continue reading ASLINDA HİÇ KİMSE UYUMUYORDU

GÜN DOĞARKEN

İyi bir okuyucu için, bir eseri beklemek sancılı bir süreçtir. Kimi zaman kutlu haberler getirecek bir ulağı beklemek kadar heyecan verici, kimi zaman da bir şairin yüreğinde harmanladığı ancak kalemden dökülmemek için, yaramaz çocuklar misali ayak direyen mısraları beklemesi gibi ıstırap vericidir. Hele ki bu eser daha önce eşsiz lezzetlerle bezediği gönül sofrasında sizi ağırlayan, …
Continue reading GÜN DOĞARKEN

YOLBAŞI

Türkmenem hey Türkmenem Unutulmuş tek menem Musul, Kerkük ilinde Unutulmuş Türk menem Din kardaşım, yoldaşım Vurur kaldırsam başım, Sahip çıkmaz soydaşım Avutulmuş Türk menem Alem kaçıncı uykuda kimbilir. Benimse çarmıha gerilmiş gözbebeklerime uyku öylesine uzak ki.. Tarifsiz hislerin istilasında tüm bedenim. Anlatılmazlığındayım bir sevdanın. Yaşamaksa bunun adı; eh işte yaşıyorum tesbih gibi özlemini duyduğum kutlu …
Continue reading YOLBAŞI

KAN FIRTINASI

Bütün bu olmazların olduğu dakikalarda Hocalı meydanının diğer tarafında tek kale bir futbol maçı hazırlığı vardı. Oyuncular oldukça iddialı ve bir o kadar da istekliydiler. İki kesik kadın başını kale direği yapmışlar ve bu arada bir top arayışına girmişlerdi. Traşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı: Asiga maz çuni yev bızdıge, aveg …
Continue reading KAN FIRTINASI

DERDİMİZE ÇARE BİR ÇİÇEK

Allah kalbimi biliyor ya sırf Aras Kargo’ya bulaşmamak için şu kitapları Ötüken’den değil de şu bilindik internet kitapçılarından birinden almayı denedim. Çünkü onlarda kargo firmanızı seçme şansınız var. Ne var ki Sinan Terzi’nin kitabı henüz diğer mağazalarda satışa sunulmamıştı. O yüzden başıma gelecekleri bildiğim halde verdim siparişi. Yani bile bile lades benimkisi, olacaklardan, yaşayacaklarımdan haberdardım. …
Continue reading DERDİMİZE ÇARE BİR ÇİÇEK

12 TANIK 12 SANIK

“Sende en iyi neyse dostuna onu ver” sözünü kendine şiar edinen bir gönüldaşım, doğum günümde beni en çok sevindirecek hediyeyi getirdi bana sağolsun. Alper URUŞ tarafından kaleme alınan 12 SANIK, 12 TANIK adlı kitabı. Kitap aslında bir 12 EYLÜL TAHLİLİ… Ama doğrusunu söylemek gerekirse bugüne dek okuduklarımdan çok farklı ve bir o kadar da etkileyici. …
Continue reading 12 TANIK 12 SANIK

ABDULLAH GÜL İLE 12 YIL

Basit bir pazarlama taktiği midir bilinmez ama kitap henüz çıkmadan önce ülke gündemini meşgul etmeye başlamıştı bile. Haliyle çıkar çıkmaz temin edip, okumaya koyuldum. Fazla hacimli bir eser değil o yüzden okumak fazla zamanımı almadı. Sayın Abdullah GÜL’ün danışmanı, Ahmet SEVER’in kaleme aldığı ABDULLAH GÜL İLE 12 YIL adlı kitaptan söz ediyorum. Kitabı internetten sipariş etmiştim. Haliyle …
Continue reading ABDULLAH GÜL İLE 12 YIL