HEPİMİZİN ELİNDE/EVİNDE BİR CASUS VAR

Telefon görüşmeleri, internet yazışmaları ve kısa mesajlardan (SMS) sonra akıllı telefonlardaki oyun ve uygulamaların da Amerikan ve İngiliz gizli servislerince takip altında olduğu ortaya çıktı. NSA Angry Birds-Kızgın Kuşlar uygulamasını kullanarak dahi bilgi topladı. New York Times ve Guardian gazeteleri ile ProPublica adlı platform tarafından yayınlanan bilgilere göre, Amerikan ve İngiliz gizli servisleri akıllı cep …
Continue reading HEPİMİZİN ELİNDE/EVİNDE BİR CASUS VAR

OSMANLICA BİLGİSAYAR TERİMLERİ

Görev Çubugu: Değnek-ül vazife Çift Tıklama: Tıkırt-ül tekerrür Administrator: Sahip-ul edevat Flash Disk: Edevat-ül yumusak Hard Disk: Edevat-ül civanmert Anti Spyware: Müdafa-ül hafiye Mouse: Zındık faresi Klavye: Taht-ul hurufat Power Supply: Kuvvet macunu My Documents: Sanduka- i evrak İnternet: Allame-i ulul arz Google: Kasif-ul ali Google Earth: Seyr-ül arz, Kesif-ul arz Denetim Masası: Sehpa-i saltanat …
Continue reading OSMANLICA BİLGİSAYAR TERİMLERİ

MEGRİ MEGRİ

Zeki YILDIZ, PKK’nin kurucu kadrolarındandır. PKK kendi dokümanlarında Zeki YILDIZ’dan “Kürd ulusal bilinçlenmesinde sanat ve kültüründe bu kadar önemsenmesindeki amaç öyküsünde yatan fedakâr ve bir o kadar kahraman şahsiyet” diye söz eder. Zeki YILDIZ 1974’ yılında girdiği cezaevinde tanışır APO’cu kadrolarla. Kendi deyimiyle daha sonra “Kürdistan devrimi ve onun öncü gücü PKK’nin gözüpek bir militanı” …
Continue reading MEGRİ MEGRİ

AYAK VAR ÖPÜLMEYE TÜKÜRMEYE YÜZ DE VAR

Hüseyin dede 75 yaşında, Sultan nine ise 70… Çanakkale’nin Biga İlçesi’nde yaşıyorlar. Bir ömrü birlikte devirmişler. Ben de sizler gibi televizyonlarda gördüğüm yangın haberiyle tanıdım onları. Alzheimer hastası Sultan nine yemek yapmaya çalışırken kazara evini yakmıştı. Şükürler olsun ki onlara bir şey olmadı. Ve kadirşinas Türk Milleti bir günde yardıma yetişti. Bu yardımseverlik elbette göğsümüzü …
Continue reading AYAK VAR ÖPÜLMEYE TÜKÜRMEYE YÜZ DE VAR

AND ETKENMEN

Kırım’da her gün bir öncekinden daha kötü geçerken, öz be öz Türk ve Müslüman olan Kırım’ın ülke gündeminden düşmesine çok üzülüyorum. Emin olun ki; KIRIM da en az Mısır kadar, Suriye kadar ilgiyi hak ediyor. Hiç şüpheniz olmasın ki, Rusya’nın asıl hedefi sadece Kırım değildir. Kırım sadece nihai hedef için küçük bir basamaktır.Kırım’ın Ruslaşması, Karadeniz’e …
Continue reading AND ETKENMEN

ŞU DÜNYA BİR PENCERE

Sizin gördüğünüz yıkılmaya yüz tutmuş eski bir köy evi olsa da bu evin benim için anlamı çok daha farklı ve büyük. Zira tam 44 yıl önce bugün bu evde açmışım dünyaya gözlerimi. Annemden duyduğum kadarıyla “çaydan yan ki odada” doğmuşum. Şaşırtmasın bu tabir sizi. Evin arkasında o zamanlar bir küçük bir dere yani çay varmış. …
Continue reading ŞU DÜNYA BİR PENCERE

BULAN VAR BULAMAYAN VAR

Dün öğle arası –hep yaptığım gibi- yemek dönüşü bir esnaf arkadaşa uğradım. Maksat hem bunaltıcı sıcağın etkisinden kurtulmak hem de iki lafın belini bükmek. Daha “Selâmun Aleykum” derken içeride oturan yaşlı amca dikkatimi çekti. Az sonra sohbet, muhabbet çay faslı derken hürmetle elini öptüğüm yaşlı amcayla da hasbihâl etme imkânı buldum. Çok şey anlattı ancak, …
Continue reading BULAN VAR BULAMAYAN VAR

UNUTMAYALIM Kİ TARİH TEKERRÜR ETMESİN

Her şeyin riyası vardır. Kalbinde hardal tanesi kadar iman olmayan bir insan, sırf “desinler” diye bir ömür beş vakit namaz kılabilir, alnını secdeden kaldırmayabilir. Ya da ne bileyim yiyecek ekmeğe muhtaç birisi, borç-harç bulduğu parayla spor araba kiralayıp etrafına caka satabilir. Yeryüzünde riyası olmayan tek şey ise ölümdür. Hiç kimse ardından “kahraman” desinler diye ölümün …
Continue reading UNUTMAYALIM Kİ TARİH TEKERRÜR ETMESİN

SÜRÇ-Ü LİSAN ETTİKSE AFFOLA

Filmlerdeki gibi; yoğun iş temposundan ve şehrin keşmekeşinden sıkılıp, bir cuma günü sırt çantamı alıp Kaz Dağları’nın eteklerindeki villama çekilmemle başlamadı benim hikayem. Zaten başlayamazdı da zira Kaz Dağları’nda villam yok. 🙂 Yani bu kitap “inzivaya çekileyim de bir kitap yazayım” düşüncesinin hayat bulmuş hali değil. Kimi konuşarak anlatır, kimi susarak… Ben yazarak anlatmayı seçtim. …
Continue reading SÜRÇ-Ü LİSAN ETTİKSE AFFOLA

ALPEREN’E MEKTUPLAR

Avf-u rahmet sahibinin Nur-u cennet sahibinin Cümle hikmet sahibinin Doksan dokuz adı ile… Yiğidim, Alperenim; Biliyorum, üzülüyorsun için için… Daha dün Osmanlı’ya haraç yollayan, nerede Türk görse kuyruk sallayan, yağcılıkta İngiliz’i bile sollayan sadık tebamızın efendice tavırları beni de üzüyor. Ama ne demiş atalarımız “keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner” Öyle ya Alperen, …
Continue reading ALPEREN’E MEKTUPLAR

BAŞKENTTE SABAHLA GELİVEREN DÜŞÜNCELER

Kalabalık sokakları, dondurucu ayazı, müzmin insanlarıyla bu şehrin insanda bıraktığı tesir, herhalde bütün hayatını etkiliyordur. Ankara başkent olduğu günden beri adeta bu kara yazılı memleketin kara yazgısının katipliğini yapmıştı. Özünde fakirliğin, taşralılığın ve garipliğin gerçeğini hiç silememiş, silmeye de pek niyeti yoktu. Başkent olmak ona ya ağır geliyordu, ya da mahmurluğunu henüz atamamıştı. Bazen aklıma, …
Continue reading BAŞKENTTE SABAHLA GELİVEREN DÜŞÜNCELER

YAZMAYAYDIM BEN BU KARA YAZIYI

“Muhsin Başkan’ı taşıyan helikopter düşmüş…” Arkadaşımın heyecanla ve ağlamaklı bir ses tonuyla verdiği kara haber, pimi çekilmiş bir el bombası gibi düşüveriyor yüreğimin orta yerine. Kanım çekiliyor hücrelerimden. İlk şoku attıktan hemen sonra telefona sarılıyorum. Ulaşmak mümkün olmuyor. İlk ulaşabildiğim Yusuf Hoca’m. Metanetli ve umutlu. Bilgi kirliliğinden şikayetçi. Durumu netleştiremiyoruz. Televizyon kanallarını geziyorum şuursuzca. Hemen …
Continue reading YAZMAYAYDIM BEN BU KARA YAZIYI

D/ÜŞÜYORUM

İki gündür aralıksız yağan yağmura aldırmadan yürüyorum ağır adımlarla. Dört bir yanı çevreleyen başı karlı yüce dağlara takılıyor gözlerim. Düşman orduları tarafından muhasara altına alınmış bir savaşçı gibiyim. Sanki beyaz ordular yürüyüp geliverecekler gönül yurdumu işgale. Yüreğime dar geliyor bedenim. Neden sonra fark ediyorum adımlarımın sıklaştığını ve hızlandığımı. Sol tarafım uçurum. Eriyen kar suları küçük …
Continue reading D/ÜŞÜYORUM

ÇINAR ANA

Ulu bir Çınardı O. Tam 108 yaşındaydı. Onunla kaderinin sürükleyip getirdiği Çengelköy Huzurevi’nde karşılaşmıştım. Bir asrı geçkin yaşına rağmen ne içindeki çocuksu neşe, ne de gözlerindeki mavi parıltı asla kaybolmamıştı. Giresunlu’ydu ve tam bir Karadeniz aşığıydı. İlk karşılaşmamızda yanındakilere “Ha bu uşak kim?” diye sorduğunda, muziplik olsun diye “Ben Topal Osman’ın torunuyum” deyivermiştim. O günden …
Continue reading ÇINAR ANA

SEVDALI ŞEHİT CENGİZ EVRANOS

Sevgili CENGİZ Sen 24 yaşında, atalarının senin için yaptığını sen de sonrakiler için yaparken, ülke savunmasında Mardin Dargeçit kırsalında al kanlara boyandın. Annen ve baban “suçlu ayağa kalk!.” diye Ankara’ya yüzünü çevirmedi!.. Annen Fikriye Evranos seni kara toprağa verirken tevekkül içinde: “Bugün oğlumun düğün günü. Oğlumu Türk bayrağına damat ediyorum. Toprakla evlendiriyorum. Şimdi ağlarsam PKK …
Continue reading SEVDALI ŞEHİT CENGİZ EVRANOS