VESSELAM

Keder ile geçti ömür Çoğu gitti azı kaldı Uslanmadı deli gönül Yüreklerde sızı kaldı Sürgün düştü gurbet elde Yalın yürek, mızrap telde Türkü türkü gezdi dilde Gönüllerde izi kaldı Sevda denen onmaz yara Hasret kaldı nazlı yara Ömrü çile bahtı kara Enginlerde gözü kaldı Kağıt sultan, kalem gece Yazdı durdu gündüz gece Satır satır, hece …
Continue reading VESSELAM

ŞEHİT İBRAHİM KÜÇÜK; TUĞTEKİN

Türkmen Dağı’nda bir yiğit Ve gül kokulu bir şehit Mertliğine alem şahit Şu fani dünyadan geçti TUĞTEKİN Şehadet şerbetin içti TUĞTEKİN Vatan dedi, bayrak dedi Turan dedi, sancak dedi Hiç korkmadı, hiç sinmedi Şu fani dünyadan geçti TUĞTEKİN Şehadet şerbetin içti TUĞTEKİN Ateş düştü, yürek yandı Ak alnı, kıpkızıl kandı Bıcak kemiğe dayandı Şu fani …
Continue reading ŞEHİT İBRAHİM KÜÇÜK; TUĞTEKİN

MÜNTEHİR SEVDALARA

Öyle bela bir güzelliği var ki İstanbul’un, tüm belaları unutturacak cinsten. İlk uzun süreli ayrılığımda İstanbul’a özlemim böyle taşmış yüreğimden. Ne var ki şimdi yine uzağım. Yitik sevdaların b/aşkentini yüreğimle selamlıyorum. Ne güzeldin sen İstanbul Günün ilk ışıkları vururken denizin üzerine Nedendir bilmem Gözleri ışıl ışıl parlayan afacanlar O ele avuca sığmayan Yumurcaklar gelirdi aklıma …
Continue reading MÜNTEHİR SEVDALARA

BİN GÖNLÜM OLSA

Ben ki varlığınla nefes alıyordum Gözlerinde hülyalara dalıyordum Hasret sahilinden kumlar çalıyordum Gayrı muhabbet bağından güller dermem Bin gönlüm olsa birini sana vermem Ayrılığın nişanını takıp gittin, Hançerini can evime çakıp gittin, Gemileri birer birer yakıp gittin Gayrı muhabbet bağından güller dermem Bin gönlüm olsa, birini sana vermem Kalbimde bıraktığın izlerin yalan Kirpiğin, bakışların gözlerin …
Continue reading BİN GÖNLÜM OLSA