YOKLUĞUN BUZ GİBİ SOĞUK

Yokluğun buz gibi soğuk. Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes. “Üşüme” diye seslenmeni isterdim. Bir el olmanı isterdim, bir kol. “Özledim” deyip sarılmanı. En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma. Gelseydin ve yaslasaydım başımı omzuna, ağlasaydım doya doya. Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi …
Devamını Oku

AH BU TÜRKÜLER

Türkü sevmeyen, Türk’ü sevmez derler. Belki de o yüzden milletime de, türkülere de aşığım ben. Avusturyalı meşhur Türkolog Herbert JANSKY, türkülerimizi“Büyük tarihi hadiseler karşısında halk kitlesinin sevinçlerini veya ümitsizliklerini; büyük şahsiyetler hakkındaki saygılarını veya nefretlerini; gençler arasında geçen hazin aşk hikâyelerini, millî hece veznini ölçü alan ve kalpleri fetheden mısralarla, derin bir muhteva içinde dile …
Devamını Oku

SOSYAL MEDYA VE ADALET

Kim ne derse desin devlet adaletle kaim olur. Eğer bir toplumda adalete olan güven zedelenirse er ya da geç kaos kaçınılmazdır. İnsanların adalete olan güvenini zedeleyecek şekilde geciken kararlar yahut kamu vicdanını kanatan her adli karar devletin temeline konulmuş bir dinamittir. Çoğu zaman tartışan, anlaşamayan insanların muhataplarına “Seni mahkemeye verip sürüm sürüm süründüreceğim” dediklerini duymuşsunuzdur. …
Devamını Oku

KİTAP AKLIN TOZUNU ALIR

90’lı yılların ortalarıydı. İstanbul’a yeni gelmiştim. O konferans senin, bu seminer benim geziyor, dolaşıyor tabiri caizse arı misali her çiçeğe konmaya çalışıyordum. Tabi konserleri de kaçırmıyordum. Sanırım 3 Mayıs etkinliğiydi. Sarıyer Ülkü Ocağı (o zamanki adıyla Bizim Ocak) bir piknik tertip etmişti. Hava yağmurlu olmasına rağmen coşkulu bir kalabalık vardı ve harika bir gün geçirmiştim. …
Devamını Oku

12 TANIK 12 SANIK

“Sende en iyi neyse dostuna onu ver” sözünü kendine şiar edinen bir gönüldaşım, doğum günümde beni en çok sevindirecek hediyeyi getirdi bana sağolsun. Alper URUŞ tarafından kaleme alınan 12 SANIK, 12 TANIK adlı kitabı. Kitap aslında bir 12 EYLÜL TAHLİLİ… Ama doğrusunu söylemek gerekirse bugüne dek okuduklarımdan çok farklı ve bir o kadar da etkileyici. …
Devamını Oku

ABDULLAH GÜL İLE 12 YIL

Basit bir pazarlama taktiği midir bilinmez ama kitap henüz çıkmadan önce ülke gündemini meşgul etmeye başlamıştı bile. Haliyle çıkar çıkmaz temin edip, okumaya koyuldum. Fazla hacimli bir eser değil o yüzden okumak fazla zamanımı almadı. Sayın Abdullah GÜL’ün danışmanı, Ahmet SEVER’in kaleme aldığı ABDULLAH GÜL İLE 12 YIL adlı kitaptan söz ediyorum. Kitabı internetten sipariş etmiştim. Haliyle …
Devamını Oku

ARŞİVDE SAKLI KALAN İTİRAFLAR

Allah biliyor ya gazetecilerin kaleme aldığı kitaplara çoğu zaman önyargı ile yaklaşmışımdır. Tabi bu önyargının oluşmasında en büyük pay sahibi de senelerdir kayışı kopuk moskof tüfengi gibi medyada köşe başlarını tutan, ideolojik bağnazlar ve kalem yobazlarıdır. Tıpkı tarihçilerde olduğu gibi gazetecinin de ideolojik saplantıları olanı hiç çekilmiyor. Zira bu tipler tarafsız bir gözle nakletmeleri gereken …
Devamını Oku

BİLİYORUM GELECEK/SİN

Hayatın yükü bazen büküyor belimi. Öyle anlarda bir ayete tutunuyorum. İnanıyorum ve iman ediyorum ki; “Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden fazla yüklemez.[1]” Uzun zamandır karanlıkta ruhum. Sanki beni tutup izbe bir dehlize kapatmışlar ve ömrün boyunca güneşi hiç görmeyeceksin demişler. Öylesine bir keder, öylesine bir elem. Dudağıma pelesenk olmuş bir türkü, mırıldanıp duruyorum belirli belirsiz; Ezim ezim …
Devamını Oku

BİR BEYAZ IŞIK

Çok duydum bu sözü, çok gördüm, çok okudum. Ve hatta yüreğime nakış nakış dokudum. Gerçekten inandım mı doğruluğuna, yoksa inanmak mı istedim bilmiyorum. Dedim ya bilmiyorum bu düştüğüm nice haldi. Ama bu cümle benim düşerken tutunduğum son daldı. Çünkü hayata tutunmak için bir nedene ihtiyacım vardı. Düşünsene ne berbat bir durum, elimi bıraksam uçurum. Karanlık …
Devamını Oku

KİM BİLİR

Gözlerimde bir ışık, yüreğimde bir kıvılcım, ürkek bir var oluş. Her şeyden vazgeçerek uzaklara çok uzaklara gitmek, yanımda sadece yüreğim. Hepsi bu. Yalın ayak çıkılmış bir yolculuğun ilk durağında cebimde eski masalların hala geçerliliğini koruyabilmiş biletleri. İki vapur bileti. Uzun, uzak yolculuklar. Ne çok yol ne az varış. Nelerden geçtik vakitsiz. En yeni yerlerimizi birbirimize …
Devamını Oku

YİNE SANA GELDİM EY YÂR

21 Aralık falan değil. Yılın en uzun gecesi dün geceydi. Saatler dolmadı, sabah olmadı bir türlü. Söz bazen şifa, bazen ise öldürücü bir silah olabiliyor. Bunu bir kez daha anladım. Gece yarısına doğru gelen bir mesajla tarumar oldu duygu dünyam. O birkaç kelime ile gönlümün sırça sarayı başıma yıkıldı adeta. Ve ben nefessiz, çaresiz kaldım …
Devamını Oku