SEVDALI ŞEHİT CENGİZ EVRANOS

Sevgili CENGİZ

Sen 24 yaşında, atalarının senin için yaptığını sen de sonrakiler için yaparken, ülke savunmasında Mardin Dargeçit kırsalında al kanlara boyandın.

Annen ve baban “suçlu ayağa kalk!.” diye Ankara’ya yüzünü çevirmedi!.. Annen Fikriye Evranos seni kara toprağa verirken tevekkül içinde: “Bugün oğlumun düğün günü. Oğlumu Türk bayrağına damat ediyorum. Toprakla evlendiriyorum. Şimdi ağlarsam PKK sevinir, ’Vurduk anasını ağlattık’ diye. Erdoğan da sevinir ’Dinsiz gitti’ diye. Ama benim oğlum oruçlu, aç gitti” derken verdiğin ibretli dersi kimse duymadı!..

Pek şatafatlı gazete sayfalarında özgeçmişin yazılıp, boy boy resimlerin basılmadı. Pek acar köşe yazarları ve de sazanları, ’kuşum aydın’ takımı televizyon ekranlarında arz-ı endam edip senin dar gelirli, kıt kanaat geçinebilen ailenle ilgili tek bir kelâm sarf etmedi!..

Devlet erkânı çoraplarını bile giymeyi unutarak hatta aceleden şaşkına dönüp ayakkabılarını bile ters giyerek cenazende ön safta yer alamadı!..

Senin vurulman üzerine ’vahşi batı’lı devlet ve hükümet adamları birbiri ardına taziye mesajları yayınlayıp katillerini de tehdit etmedi. Soykırımcı Fransa’nın Cumhurbaşkanı Chirac, ailene başsağlığı mesajı gönderip “Yasta ve zor günlerde desteğimden emin olunuz” demedi!..

Nobelli Yamukyanlar, Türk Devleti’ni suçlayarak feryat etmedi: “Ceza Kanunu’ndaki 301’i savunanlar, hâlâ kalmasını isteyenler onun ölümünden sorumludur. Onun hakkında kampanya yapanlar, bu kardeşimizi Türk düşmanı ilan edenler, hedef gösterenler bu ölümden öncelikle onlar sorumludur. Sonra hepimiz sorumluyuz. Ama bu sebeplerden değil devletimizce kabul edilmeyen düşüncelerinden dolayı öldürüldü.”

AGOS Gazetesi avukatı Fethiye Çetin, DİSK Genel Sekreteri Musa Çam, İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu adına Aslan Tayfun Mater ve ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hakan Tahmaz seni yola salarken ’Uğurlama Komitesi’ oluşturmadı!..

Türkiye sokaklarda değildi. ’Sarı Gelin’ türküsü eşliğinde Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı, nüfusunun tamamı Ermeni olan ve senin uğurlarına can verdiğin Vakıflı Köyü sakinleri oturma eylemi yapmadı. Başkentte İnsan Hakları Anıtı önünde, Alsancak’ ta, Şanlıurfa’ da ve özellikle Osmanbey’ de hem de bir saat içinde tam teşkilatlı gruplar toplanamadı!..

Can Dündar gibi kime hizmet ettiği anlaşılamayan bir gündem belirleyicisi bu ortamda beklediği radikal jestleri sıralayamadı. Senin cenazenin milat olmasını isteyemedi ve Dündar, Cumhurbaşkanına ’Yarın cenazeye gelmelisiniz Sayın Sezer!’ diye seslenemedi!.. Can Dündar Türkiye mozaiği ihanetini koruma ve kollama adına bazı isimlerden ve yetkililerden beklediği jestleri açıklayamadı:

Keşke yarın gazeteler Cengiz Evranos ilavesi verse…
Radyolar kahramanlık türküleri çalsa…
Fazıl Say, Cengiz anısına bir “Ahdamar ağıtı” bestelese… Vurulduğu bölgeye Şehit Teğmen Cengiz Evranos adı verilse…

Ve Ermeni işgali altındaki Karabağ sorununun çözümü girişimleri hızlandırılıp bir milyon Azerbaycan Türkü evlerine dönebilse. Cengiz Evranos’un vurulması, bir milat olsa…

OLSUN BE, GAZİ EVRANOS’UN ŞEHİT TORUNU CENGİZ EVRANOS!..

VATAN SAĞOLSUN!

Not: Bu yazı 24.09.2006 tarihinde hain bir pusuda şehit edilen Jan. Tğm Cengiz EVRANOS’un ardından 26.09.2006 tarihinde kaleme alınmıştır

Visits: 9

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir