BEN HEP SANA SUSTUM AŞK

Sen “sus” dedikçe ben haykırdım yâr

Nasıl susayım, yüreğimde yangın var

Dilim sussa yüreğim susmadı, yüreğim sussa bağlamam.

Çünkü bir taşkındı bu. Bent tanımayan bir taşkın. Yüreğimin kapılarını yer ile yeksan eden azade bir taşkın.

Dolan bir kabın taşması, tutsak bir nehrin ummanla buluşması ve yahut Tahir’in Zühre’ye kavuşması gibi.

Düşünsene bin yıllık bir visal.

Kim bilir belki de sonu olmayan bir masal.

Biraz siyah
Biraz beyaz
Biraz sıcak
Biraz ayaz

Biraz gündüz
Biraz gece
Biraz aruz
Biraz hece
Biraz gözyaşı
Biraz gülüş
Biraz gerçek
Ve biraz düş

Susmak, sensizlikti benim için; sensizlikse karanlığın diğer adı. Ben hep korktum karanlıktan. Her şiirimle karanlığa bir kibrit çaktım.

O yüzdendi çağlamam. O yüzdendi gecelere alnımı vurup ağlamam.

O yüzden hasretini şiirlere ekledim. O yüzden senin de yazmanı bekledim.

O yüzden mektuplar yazdım, türküler okudum.

Gecelere hasretini o yüzden dokudum.

Şimdi elimde resmin öylece bakıyorum. Tutuşturup hasretinle, bu şehri baştan başa yakıyorum.

Biliyorum… Biliyorum….

Sen “sus” dedikçe

Ben hep haykırdım yâr

Ve şimdi bende susuyorum

Avazım çıktığı kadar

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir