ASİMETRİK SAVAŞ

Artık ev hanımları dahi “Gayri Nizami Harp” ve “Asimetrik Savaş” tabirlerine aşina olmuşlardır herhalde.

Peki hiç düşündünüz mü özellikle bu günlerde dillerden düşmeyen bu terimler acaba neyi ifade ediyor?

İsterseniz birlikte bir göz atalım.Askeri terminolojiye göre Gayri Nizami Harp; düzenli ve büyük birlikler yerine küçük ve işlevsel birliklerle düşmanı yıpratmak, moralini bozmak, kayıplar verdirmek için yapılan savaş şeklidir.

– Psikolojik harp,

– İstikrar harekatı ve

– Gayrı Nizami Harp olarak üçe ayrılan özel harbin son parçasıdır. Eskiden nizami harpten faklı olarak düşünülen ve sadece gerillaların yürüttüğü bu çarpışma şekli artık tüm dünya ordularında nizami harbin bir parçası olarak düşünülmeye başlanmıştır.

Savaş, aralarındaki menfaat çatışmasını kendi lehine çevirmek isteyen taraflardan birisinin savaşma gücünün, matematiksel olarak diğerine nazaran alt edilemez bir seviyede olduğu zaman patlak verir. Bu durumda, zayıf taraf olarak görülen aktörler, kendi menfaatlerini korumak için bu dengesizliği kendi lehlerine çevirmeye çalışırlar.

Dengesiz savaş gücü, kaçınılmaz olarak asimetrik savaşı da beraberinde getirir.

Asimetrik Savaş özellikle 11 Eylül saldırıları sonrası ortaya çıkan bir kavramdır. Güçsüz olan askeri birliklerin daha güçlü olan askeri birliklere karşı yürüttüğü, gayri nizami harp unsurlarını da barındıran savaş yöntemidir.

Asimetrik Savaş’ın vazgeçilmez taktiklerinden birisi ve neredeyse en önemlisi ise Psikolojik Harekat’tır. Özellikle soğuk savaş döneminde çokça başvurulan yöntemlerden birisi olan psikolojik harekat, her türlü propaganda, bilgi savaşı ve dolaylı örtülü hareketleri kapsamaktadır.

Kaynağı, istikameti ve yöntemleri belirsiz olan psikolojik harekat, bir savaş ortamının varlığını gerektirmez. Psikolojik harekatın uygulayıcısının savaş ortamının güçlü tarafı olması da gerekli değildir. Hatta, savaş gücü matematiksel olarak zayıf olan tarafın psikolojik harekat taktiklerini kullanması daha mantıklı ve geçerlidir. Esas maksat, karşı tarafın savaşma azim ve iradesini kırmak ve zafer için gerekli moral güçlerden onu mahrum bırakmaktır.

Anlaşılacağı üzere Psikolojik Harekat’ın en etkili unsuru propagandadır. Latince “yayılacak şey” anlamına gelen propaganda, çok sayıda insanın düşünce ve davranışlarını etkilemek amacını taşıyan önceden planlanmış bir mesajlar bütünüdür. Propaganda tarafsız bilgi sağlama yerine, en temelde kendi kitlesini etkileyecek bilgiyi sunar. Mesaj doğru olsa da yönlü olabilir ve olayın tümünü dengeli bir şekilde sunmayabilir. Daha anlaşılabilir ifadeyle asıl hedef tarafsız kamuoyunu bilgilendirmek yerine ideolojik hedef kapsamında bulunan tabanın yönlendirilmesi, duygu ve direniş ruhunun canlı tutulmasıdır.

Tüm bunları neden yazıyorum biliyor musunuz?

1984 yılından beri silahlı mücadelede bulunduğumuz PKK terör örgütüne karşı halâ etkili bir psikolojik harekat yapıldığını düşünmüyorum. Bilakis rahatlıkla adına “Asimetrik Savaş” diyebileceğimiz bu mücadelede PKK terör örgütünün Psikolojik Harekat alanında –maalesef- devletimizden çok daha ileride olduğunu düşünüyorum. Oysa Asimetrik Savaş’ın en önemli ve etkili silahı psikolojik harekattır ve devletimizin imkânı çok daha fazladır.

PKK terör örgütü ilk silahlı eylemini 1984 yılında gerçekleştirdi. Yani o tarihte doğan bebekler bu sene 32 yaşındalar. Bölgede yaşayan ve 1984 sonrasında yaşananları hatırlayacak yaşta olan vatandaşlar PKK terör örgütünün kanlı yüzünü biliyorlar. Ancak o tarihten sonra doğanlar yahut o tarihten sonra yaşananları hatırlayacak yaşta olmayanlar PKK’yı terör örgütü olarak görmüyorlar.

Zira PKK terör örgütü öylesine güçlü ve etkili bir propaganda ağı geliştirmiş ki, özellikle 1990’dan sonra doğan nesiller bölgede zamanında PKK tarafından yapılan ve üstlenilen köy baskınlarını dahi devletin (JİTEM, Kontrgerilla) tarafından yapıldığına inanıyor.

PKK terör örgütüne “Bebek Katili” dememize neden olan katliamlarından birine ait bu fotoğrafı görmeyeniniz yoktur herhalde. 21 Ekim 1993 tarihinde Siirt’in Derince Mezrası’nda PKK terör örgütü 13’ü çocuk ve 8’i kadın olmak üzere 22 masum sivili katletmişti. Üç aylık bu bebeğin fotoğrafı işte bu katliama aittir. [1] Orta yaş üstü köylüler elbette katliamı hatırlamakta ve nefretle anmaktadırlar.

Bu fotoğrafları paylaşarak canınızı sıkmak istemezdim ancak bu tür haberlere karşı duyarlı olmanızı ve gördüklerinizi birkaç kaynaktan doğrulatmadan inanmamanızı istemek için bunu yapmak zorundaydım.

Selam ve dua ile.

[1] http://www.ilkehaberajansi.com.tr/haber/pkknin-derince-katliami.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir