UNUTMAK İHANETTİR

             Bedri AKBAŞ

Gelin bugün sizinle geçmişin siyah beyaz koridorlarına doğru küçük bir seyahat yapalım. Ve tam 42 yıl öncesine, 14 Temmuz 1978’e, Elbistan’a gidelim. Ne kolay bir çırpıda söyleniyor değil mi? Tam 42 yıl. Yani o tarihte doğan bebekler bugün tam 42 yaşında.

Elbistan’ın Çatova ya da o zamanki adıyla Maraba köyünde çiftçilikle geçinen bir ailenin çocuğuydu Bedri AKBAŞ. Henüz 19 yaşındaydı ve bir kız çocuğu babasıydı. Yakında doğacak ikinci çocuğunun heyecanını yaşıyorlardı ailece. Babasıyla birlikte toprağı işleyerek helâl rızkını çıkarmaya çalışıyordu Bedri.

Bedri tıpkı ağabeyi Hasan Hüseyin AKBAŞ gibi tepeden tırnağa vatansever, tavizsiz bir ülkücüydü. Kısa bir süre önce ağabeyi o meşhur ETKO (Esir Türkleri Kurtarma Ordusu) davası diye bilinen kumpastan dolayı tutuklanarak cezaevine konmuştu.

İşte o kara gün yani 14 Temmuz 1978’de, Bedri AKBAŞ akşam saatlerinde olacaklardan habersiz dolaşmaya çıktığında Bedri belki de doğacak çocuğundan çok ağabeyi Hasan Hüseyin AKBAŞ’ın haksız yere tutuklu oluşunu düşünüyordu. Akşam saat 19:00 sularında dalgın dalgın yürürken Bedri AKBAŞ, Köprübaşı’nda pusu kuran komünistlerin silahlı saldırısına uğradığında ne olduğunu anlayamadan bedenine saplanan kızıl kurşunlarla oracıkta şehit düştü. Şehadetinden sonra eşi bir kız çocuğu daha dünyaya getirdi. Ama ne Bedri kızına bir kez sarılabildi, ne de kızı bir kez ona baba diyebildi.

Kara haber tez duyulur derler. Cezaevinde olan ağabeyi Hasan Hüseyin AKBAŞ, kardeşinin şehadet haberiyle adeta zindan içinde zindanı yaşamaya başladı. Çaresiz, eli kolu bağlı, tevekülle Allah’a sığınmaktan başka yapabilecek hiçbir şeyi yoktu. O da onu yaptı. Koğuştaki Ülküdaşları ile birlikte şehit kardeşinin aziz ruhuna Kur’an okuyarak, dualar hediye ettiler. Ve bunu düzenli olarak yapmayı sürdürdüler.

     Hasan Hüseyin AKBAŞ

Bir baba düşünün bir evladını henüz 19 yaşında kara toprağa vermiş ve diğer evladı da cezaevinde. Acıların en büyüğünü yaşayan AKBAŞ ailesinin sınavı meğer bu kadarla bitmiyormuş.

Tam iki yıl sonra, 15 Mart 1980 günü Hasan Hüseyin AKBAŞ koğuşta Ülküdaşı Nizip’li Abdürrahim KILIÇ ile birlikte hep yaptığı gibi kardeşi Bedri AKBAŞ’in aziz ruhuna hediye etmek için Kur’an okumaya başladı. Fakat bu durum koğuşta bulunan bölücü, vatan haini komünistlerin hoşuna gitmedi. Çıkan arbede de Hasan Hüseyin AKBAŞ ve Abdürrahim KILIÇ’ı tam 47 yerinden şişleyerek şehit etti eli kanlı katiller.

Ve AKBAŞ ailesi iki yıl sonra bu kez köy mezarlığına Hasan Hüseyin AKBAŞ’ı uğurlamak için gitti.

Şehadetlerinin seneyi devriyesinde AKBAŞ kardeşleri rahmetle anıyorum. Aziz ruhları şad olsun. 

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir