DELİ MİYİM NEYİM BEN?

Kitap okuyucularının enteresan alışkanlıkları vardır. Belki de bu alışkanlıklar sadece bende vardır, ben öyle sanıyorumdur. Bu durumdan emin değilim. Ben anlatayım siz karar verin.

Mesela ben gözden çıkarmadığım, kitaplığımda bir eşi daha olmayan bir kitabı asla emanet vermem. Bunun yanı sıra bana emanet verilen kitapları da asla iade etmem. Ama bunu kitabı alırken açık yüreklilikle söylerim. Genelde arkadaşlarım şaka yaptığımı düşünürler ama birkaç hafta sonra acı gerçekle yüzleşirler.

Arkadaş ziyaretlerinde mümkünse mutlaka kitap araklarım. Tanıyan arkadaşlarım genelde kötü bir sürprizle karşılaşmamak için ziyaretlerine gittiğimde bana payımı ayırırlar.

Bir diğer enteresan alışkanlığım ise toplu taşıma araçlarında, parkta falan kitap okuyan ya da elinde kitap taşıyan birini gördüğümde içimde karşı konulmaz bir şekilde kitabın adını öğrenme arzusunun oluşması. Bunu dizginleyemiyorum. Bazen okumak için şekilde şekile girerken, okumanın imkansız olduğu durumlarda direkt soruyorum. Şu ana kadar olumsuz bir tepki aldığımı söyleyemem.

Kitaplığım oldukça dağınıktır. Periyodik aralıklarla düzenlerim. Ama o düzenleme de ruh halime göre değişir. Bazen ebatlarına göre, bazen konularına göre, bazen de yayınevlerine göre tanzim ederim.

Ve bu gördüğünüz mühür kitaplığımdaki her kitapta bulunur. YamanTürk’ün hikayesini de belki bir gün anlatırım.

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir