AH BE ERCANIM

“Akrabalık kan bağıyla değil, can bağıyla olur.” sözünü çok seviyorum. Zira samimiyetleri ve vefaları ile bu sözün doğruluğunu her fırsatta hatırlatan pek çok dostum, arkadaşım var.

Ercan da onlardan biriydi. Yaklaşık on yıl kadar önce henüz kitaplarım basılmamışken ve hatta kitap düşüncesi bile ortada yokken Facebook’ta YİTİK SEVDALAR adını taşıyan bir sayfam vardı. O  zamanlar Artvin’deydim ve yalnızdım. Haliyle hem gurbetin ve hem de yalnızlığın sızısını kalemimle dindirmeye çalışıyordum. Akşamları kitap okumaktan arta kalan vakitlerde o sayfada vakit geçirirdim. İşte o dönemde tanıdım Ercan’ı.

Zaman içerisinde arkadaşlığımız, dostluğumuz, kardeşliğimiz iyice pekişti. İrtibatımızı hiç koparmadık. Zaman zaman telefonla arar dertleşirdik. Özellikle şehit haberlerinden sonra mutlaka arar, sanki yakın bir akrabasını kaybetmiş gibi hüzün dolu sesiyle beni teselli etmeye çalışır, namazlarda şehidimiz için dua edeceğini, Yasin-i Şerif okuyacağını vurgulardı.

Bazen de Göktuğ (oğlu) yanında olduğunda birlikte ararlardı. Sesi o zaman cıvıl cıvıl gelirdi. Gözünden bile sakınırdı, çok severdi Göktuğ’u.

Size tuhaf gelebilir ama biz Ercan’la hiç yüz yüze gelmedik. Sarılıp, kucaklaşma fırsatımız olmadı ama kardeşten öteydi. Temmuz’un son haftası görüştük en son. Gayet iyiydi sesi. Hiç öyle hastalıktan falan bahsetmedi. Hatta “Bunca yıl geçti, hayat akıp gidiyor. Şu bayram telaşını bitirelim de artık bir görüşelim.” diye serzenişte bulundu.

Kurban, Ramazan’a nazaran biraz daha meşakkatli. Kurban kesimi falan derken bayramlaşma faslı genelde akşama yahut çoğu zaman ikinci güne kalıyor. O yüzden bayram günü aramamasını yadırgamadım. Ancak ikinci günde aramayınca hem biraz takılmak hem de bayramını kutlamak için ben aradım Ercan’ı ama telefona annesi çıktı.

O zaman öğrendim canım kardeşimin ciğerleriyle ilgili bir sağlık sorunundan dolayı hastanede olduğunu. Ne diyeceğimi bilemedim. Hem şaşırmış hem de çok üzülmüştüm.

Dün vefat haberini alınca başımdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi oldu. Amenna topraktan geldik, toprağa gideceğiz. Amenna ölüm hak lakin hiç beklemiyordum. Bu ihtimali doğrusu hiç aklıma bile getirmemiştim.

Rehberimde kayıtlı numarasını son kez çevirdim ve acılı ablasıyla görüştüm. “Ercan’ı aldık, İzmir’de defnedeceğiz”  dediğini hatırlıyorum. Dünyam karardı. Allah gani gani rahmet etsin.

Dün gece ardından yazılanları okuyunca gurur duydum böyle bir kardeşim olduğu için. Ah be Ercan’ım ah. Yaktın yüreğimizi. Seninle şu dünyada kucaklaşamadık belki ama ebedi alemde kucaklaşacağımıza imanım tam.

Zira Allah’ın elçisi “Kişi sevdiği ile haşr olunacaktır” buyuruyor. Ben seni Allah için çok sevmiştim be kardeşim.

Aziz ruhun şad olsun.  

5 thoughts on “AH BE ERCANIM

  1. Ercan abimize Allah rahmet eylesin Reisim yazınızı okurken çok tuhaf oldum samimiyetle sevgi dolu hissederek Dostluk kurulmuş inançla. İnşallah ahiret hayatı güzel gönlü gibi Güler yüzü gibi hayır olsun. Tüm sevenlerinin ve sizin başınız sağolsun.ruhuna Fatiha okuyacağım inşallah

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir