MAÇAHEL – CAMİLİ KÖYÜ

Artvin, Borçka’ya bağlı Camili (Macahel) Yöresi, 6 köyü içermektedir. Daha önce Camili (Macahel) bucağının (nahiyesinin) merkezi olan Camili Köyü, bu nedenle resmi olarak “Camili Bucak Merkezi Köyü” olarak anılır. Köyün eski ismi Hertvis’dir. Bu kelime, “Hevi” (dar ve derin dere/vadi) ile “irtvis” (karışma, birleşme) kelimelerinin bileşimi olup, “dereler/sular birleşiyor” anlamını taşır. Gerçekte ise Efeler deresi …
Devamını Oku

ŞEHİTLER SERDARI BİNBAŞI ZAFER KILIÇ

Zaman su gibi akıyor hakikaten. Tam 12 yıl önceydi. Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Uykuya direnerek elimdeki kitaba odaklanmaya çalışıyordum ki, telefonun sesiyle irkildim. Arayan Yusuf Hocamdı. Telefonu açar açmaz; “Canım gitti…” deyince yüreğimin orta yerine koca bir ateş düştü. Kısa bir süre sessizlik olunca –bana asır gibi gelmişti- aklıma Kerkük’ten ilk gelen isimleri saydım. …
Devamını Oku

BİN BAHAR GÖRSE DE TAŞ YEŞERMEZ

“Bin bahar görse de taş yeşermez.” Böyleyimdir ben. Bazen sözcükler beynimin emrini dinlemeden, olur olmaz mekan ve zamanda dökülüverir fütursuzca. “Bülbülün çektiği dilindendir” derler ya. Tam da böyle bir durum. Ne yapayım. Az uyuyorum, az yiyorum ama az konuşmayı bir türlü beceremiyorum. Yürek taşkını diyorum ben buna. Gem vurulmaz ve önünde hiçbir bent duramaz. Adı …
Devamını Oku

RIZKI VEREN ALLAH

Gece saat 02.00, taksi durağına bir abla geldi. ‘’Abi ne olur çocuğum çok ateşli, bizi hastaneye götürsen ateşi düşer belki. Ama cebimde sadece 7 TL var, söz çalışır öderim iki güne kadar’’. Zaten iş de yok, siftah etmedim. Var bundan da bir hayır diye düşünüp, hemen atla abla yetişelim hastaneye dedim. Çocuğun sesi beni bitirdi. …
Devamını Oku

DUA MÜ’MİNİN SİLAHIDIR

Horasanda hırsızlardan birkaçı kaçar. Hiratlı bir demirci, gece evine dönerken, zaptiyelerce yakınında yakalanan hırsızlarla beraber tutuklanarak hapsedilir. Demirci, zindanda namaz kılıp, (Ya Rabbi, bu işte suçum olmadığını, ancak sen bilirsin. Beni buradan, ancak sen kurtarırsın) diye dua eder. Adil bir vali olan Abdullah bin Tahir, o gece bir rüya görür. Kuvvetli dört kimsenin, tahtını, tersine …
Devamını Oku

NALINCI BABA

– Hayrola efendim canınızı sıkan bir şey mi var? – Akşam garip bir rüya gördüm. – Hayırdır inşaallah. – Hayır mı, şer mi öğreneceğiz. – Nasıl yani? – Hazırlan dışarı çıkıyoruz. Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki padişah hâlâ gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd’a …
Devamını Oku

DERDİ OLAN NEYLESİN?

Burada kaldığı süre zarfında çadırını süpürüp temizleyen yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır. Yavuz Selim Han sabah çıkınca cariye gelir akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gider akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına döner. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin umutsuz bir aşk. Zira …
Devamını Oku

VESSELAM

Keder ile geçti ömür Çoğu gitti azı kaldı Uslanmadı deli gönül Yüreklerde sızı kaldı Sürgün düştü gurbet elde Yalın yürek, mızrap telde Türkü türkü gezdi dilde Gönüllerde izi kaldı Sevda denen onmaz yara Hasret kaldı nazlı yara Ömrü çile bahtı kara Enginlerde gözü kaldı Kağıt sultan, kalem gece Yazdı durdu gündüz gece Satır satır, hece …
Devamını Oku

ASİMETRİK SAVAŞ

Artık ev hanımları dahi “Gayri Nizami Harp” ve “Asimetrik Savaş” tabirlerine aşina olmuşlardır herhalde. Peki hiç düşündünüz mü özellikle bu günlerde dillerden düşmeyen bu terimler acaba neyi ifade ediyor? İsterseniz birlikte bir göz atalım.Askeri terminolojiye göre Gayri Nizami Harp; düzenli ve büyük birlikler yerine küçük ve işlevsel birliklerle düşmanı yıpratmak, moralini bozmak, kayıplar verdirmek için …
Devamını Oku

BUNCA YILLIK HASRETİ HANGİ VUSLAT BOZAR?

Ağaçlar ağlamaktan bitap düşmüş bir çift yeşil göz gibi mahzun. Gece yağan yağmurdan arta kalan son damlacıklar süzülüyor yapraklarından gönüllü gönülsüz. Yalancı baharla erkenden tomurcuklanan ve açan çiçekleri, rüzgar savurmuş hoyratça dört bir yana. Çıplak kalmış kimi ağaçlar, kış ortasında yetim kalan evsizler gibi bükülmüş boyunları. Üşüyorum. Yüreğim üşüyor. Düşünceler.. nedenler, niçinler.. sorular geçiyor zihnimden. …
Devamını Oku

BEN HEP SANA SUSTUM AŞK

Sen “sus” dedikçe ben haykırdım yâr Nasıl susayım, yüreğimde yangın var Dilim sussa yüreğim susmadı, yüreğim sussa bağlamam. Çünkü bir taşkındı bu. Bent tanımayan bir taşkın. Yüreğimin kapılarını yer ile yeksan eden azade bir taşkın. Dolan bir kabın taşması, tutsak bir nehrin ummanla buluşması ve yahut Tahir’in Zühre’ye kavuşması gibi. Düşünsene bin yıllık bir visal. …
Devamını Oku

VE METİN TOKDEMİR

Gülmeyin, ciddiyim. Mesela bizim ilçenin siyasal yapısı müsait olmadığı için Cumhuriyet okurları, çoğunlukla beraberinde bir de Tercüman gazetesi alırlar ve Cumhuriyet’i, Tercüman’ın içerisine sararak koyarlardı paltolarının dış cebine. Bu bir nev’i sigorta sayılırdı. Hoş ilçede tek bir gazete bayii vardı ve sahibi Ülkücüydü. Yani çoğu zaman o sigorta bir işe yaramazdı. O zamanlar günlük bir …
Devamını Oku