"Enter"a basıp içeriğe geçin

BOĞULUYORUM

Uzun süre karanlıkta kalan insanın doğal refleksidir ışığa yönelmek. Ve bunu hesapsız, kitapsız yapar. Çünkü ışık kurtuluştur onun için. O yüzden teslim olur ışığa, kaynağını düşünme ihtiyacı hissetmez. Tam bir teslimiyet halidir bu.

Işığa ulaştığında yaşayacağı şey ise elbette geçici körlükten ibarettir. Işığa alışması için gereken süre ise bulunduğu karanlıkta kaldığı süreyle doğru orantılıdır çoğu zaman. Tünelin sonunda gördüğünüz beyaz ışık her zaman kurtuluşunuz olmayabilir. Hatta aksine felaket bile getirebilir size.

Zira bir trene de ait olabilir o beyaz ışık.

Demem o ki bir uçurumun kenarında iken el uzatıp sizi kurtaran kişi her zaman kahraman olmayabilir. Belki de o öldürecektir sizi. Hülâsa kendi karanlığınız başkasının aydınlığından bin kez evlâdır. Eğer orada nefes alabiliyorsunuz dışarı çıkmaya yeltenmeyin.

Çünkü ışığı gördükten sonra karanlığa dönmek çok daha zor. Tıpkı diri diri toprağa gömülmek gibi.

Nerden mi biliyorum? Çünkü ben karanlığıma geri döndüm ve boğuluyorum.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir