"Enter"a basıp içeriğe geçin

SABRIMA AĞIR GELEN İNSANLAR VAR

Ne gariptir ki insan çoğu zaman huzurunu, mutluluğunu bir başkasının avucuna bırakır ve sonra da burnunun üzerinde unuttuğu gözlük gibi onu aramakla tüketir ömrünü.
Türlü çilelere katlanır, acılara göğüs gerer, kederle yoldaş olur ve tüm bunlara bir de kutsiyet atfederek yüceltir kendini üstelik.

Kutlu hedefler için çilelere katlanan bir derviştir çünkü g/özünde. Şahit olduğu her vefasızlıkta bir hikmet, karşılaştığı her ihanette bir kusur arar kendinde.

Oysa bal gibi bilir; ne vefasızlıkta hikmet vardır, ne kendinde kusur.

Acıdan beslenir böyleleri, kederden tuhaf bir lezzet alır. Vurup alnını gecelere, merhem niyetine sığınır öksüz hecelere.
D/inler su gibi de, bir türlü anlatamaz içinden geçenleri. Belenmiştir bir kere yüreği elemle. Tam da bu yüzden iyidir araları kalemle.
Onlar yolu değil, yolcuyu gözlerler. Sılayı değil gurbeti özlerler. Kanayan yahut hiç kapanmayan yaraları vardır. Ne unutabilirler ne tutunabilirler.

Vuslatı değil, visal için çile çekmeyi ve hatta o uğurda bir ömrü tüketmeyi arzularlar. Muradı, muradsızlıktır onların. Kızgın çölün ortasında Leyla’nın aşkıyla divane dolaşan Kays gibi aşk ile, vecd ile ve sanki bir yerlere yetişecekmişçesine telaşla yürürler de bir arpa boyu yol alamazlar.

Zira o yolun başı da birdir, sonu da. Başında duran sonunu görmüştür, sonuna ulaşan baştadır. Ve aslında insan her an o sahneden inecek yaştadır.
Tebessüm maskesiyle dolaşır onlar. Yürekleri kan ağlasa da “Tebessüm sadakadır” diyen Peygamber buyruğuna râm olmuşlardır.

Kimine göre beyhude emek, kimine göre kutlu dilek.

“Ne İsa’ya yaranabildi, ne Musa’ya” derler arkalarından. Bilmezler ki; onların muradı sadece Hakkın rızasıdır.

Hasılı zordur insanları anlamak azizim.

Ağzınızla kuş tutsanız yaranamazsınız; cinsini beğenmezler.

Denizin üzerinde yürüseniz, yüzme bilmiyor derler.

Türap olup serilirsiniz ayaklarına, çiğner geçerler de dönüp bakmazlar.

O yüzden mutlu olmak istiyorsanız bunun yolunun sadece kendinizi mutlu etmekten geçtiğini kesinlikle bilmelisiniz.
Hattı zatında dünya kocaman bir sahne, hayat dediğimiz şey ise ilahi bir senaryodan ibarettir. İnsanlar kendilerine yazılanı oynayıp vakti gelince de iniyorlar o sahneden.
Kimin ne kadar alkışladığıyla ilgilenmek ne beyhude çaba.

Be hey yalan dünya senden bezdim.
Kimse kızmasın, kendimi yazdım.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir