"Enter"a basıp içeriğe geçin

BU CENNETTE AÇMIŞIM GÖZÜMÜ

Sizin gördüğünüz yıkılmaya yüz tutmuş eski bir köy evi olsa da bu evin benim için anlamı çok daha farklı ve büyük. Zira bu evde açmışım dünyaya gözlerimi.

Annemden duyduğum kadarıyla “çaydan yan ki odada” doğmuşum. Şaşırtmasın bu tabir sizi. Evin arkasında o zamanlar bir küçük bir dere yani çay varmış. O yüzden arka tarafa düşen o karanlık odanın ev ahalisi içindeki adı buymuş. Ne var ki ben bu çayı hiçbir zaman görmedim.

Bu evde çocukluğuma dair pek fazla bir şey hatırladığımı söyleyemem. Sadece “iskarpin” ayakkabılarımı evin avlusunda bulunan eski bir kümese sakladığımı hatırlıyorum. Köydeki tüm çocuklar “soğuk kuyu” denilen kara lastik ayakkabı giyiyorlardı. Ben de onlardan giymek istiyordum ancak babam bana iskarpin almıştı. Haliyle o kara lastiklerden giyebilmenin tek yönü iskarpinlerden kurtulmaktı. Çocuk aklımla onu saklarsam, bana da kara lastik alırlar diye düşünmüştüm. Planı hatırlıyorum ama başarıya ulaşıp ulaşmadığını hatırlamıyorum.

Bir de “kız tavlayan pantolonum” var o günlerden bu günlere hafızamda yer tutan. Bana kalsa unuturdum da aile efradı halâ bayramlarda, seyranlarda bir araya geldiğimizde sohbet konusu yapar. Rivayete göre pantolona “kız tavlayan” adını ben vermişim.

Demek ki; o yaşlarda fark etmişim insanların kılık kıyafete fazlasıyla önem verdiklerini.

Dile kolay, tam 459 Ağustos geçmiş başımdan.

Az değil, Cahit Sıtkı’nın hesabıyla ömrün ortasını geçmişiz. Geçen yıllara bakınca aklıma Yunus Emre’nin o ölümsüz dizeleri geliyor;

Sular hep aktı geçti
Kurudu vakti geçti
Nice han, nice sultan
Tahtı bıraktı geçti
Dünya bir penceredir
Her gelen baktı geçti

Zamanın bir su gibi akışı başka nasıl anlatılabilir ki?

İnsan yaş ilerledikçe daha da iyi anlıyor. Hayat bir takvim aslında ve bizler kopuyoruz ondan sayfa sayfa.

Hayat var, hayat var her şey biçim biçim Bu dünyaya gelişimiz, sadece ölmek için

Olur olmaz her şeye üzülüp, bin parça olsa da gönlümüz. Belki şu siyah beyaz fotoğraflar kadar uzun olmayacak ömrümüz.

Rabbim izzetle yaşamaya gayret ettiğimiz bu ömrü, şerefli bir ölümle taçlandırsın inşallah.

Bir senenin son gününü yaşarken, bunlar ve daha pek çok şey geçti hatırımdan. Belki onları da yazarım bir ara.

Selam ve dua ile.

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir