"Enter"a basıp içeriğe geçin

CEMAL SÜREYYA NASIL “SÜREYA” OLDU

Öyle ya Twitter, Facebook olmasaydı 15-16 yaşındaki gençler nereden bileceklerdi Cemal Süreya’yı, Sezai Karakoç’u, Cahit Zarifoğlu’nu, Oğuz Atay’ı ve diğerlerini.

Aforizmalar havada uçuşuyor, günlük hayatta dahi gençlerin ağzında şair sözleri. Belki de resmini bile görmediler bu şairlerin, yaşantılarına yahut eserlerine dair en küçük bir fikirleri bile yok belki. Ama sözleri dillerde pelesenk. Sosyal medyada aforizmaları, şiirleri, sözleri en çok paylaşılan şairlerden biri Cemal Süreya. Nereden geldi aklıma bilmiyorum ama bugün size Cemal Süreyya’nın nasıl Cemal SÜREYA olduğunu yazmak istedim.

Bu konuyla ilgili iki rivayet var, hangisi doğru bilmem o yüzden ikisini de yazacağım.

Asıl adı Cemalettin Seber olan Cemal Süreya, 1931 yılında Erzincan’da doğdu. Babası Hüseyin Seber, annesi ise Gülbeyaz Seber’dir. 6 yaşında ailesiyle beraber Erzincan’dan ayrılarak Bilecik’e yerleşti. İlkokula, Bilecik’te başladı ve İstanbul’da devam etti. Lise öğrenimini Haydarpaşa Lisesi’nde yaptı. Yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde tamamladı.

Üniversiteden mezun olduktan sonra Maliye Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Orta Doğu İktisat Bankası ve Türk Dil Kurumu’nda çalıştı.

Annesini küçük yaşta kaybeden Cemal Süreya, edebiyata yönelişi ile ilgili şunları söyler: “Belki beni edebiyata götüren bir sürü neden vardır. Ama bir keskin neden ararsam bunu annemde bulduğumu söyleyebilirim.”

Üvercinka, güvercin kanadından kısaltılarak elde edilmiş bir sözcük. Barışa, aşka dayatmaya dönük…

Cemal Süreya, “Elma” şiirinde, adındaki “Y” harflerinden birini attığını ilan eder. Nedeni, kendi anlatımına göre, arkadaşıyla bir telefon numarası üzerine girdiği iddiayı kaybetmesidir. Söz konusu telefon numarası, Üvercinka’nın…

Cemal Süreya, “O zaman çok güvenirdim belleğime. Telefon numaralarını falan kaydetmezdim. Belki de kaydetmediğim için kalırdı. Ona dedim ki, eğer bu böyleyse, ismimden bir harf atarım dedim. Kaybedince, ismimde harf aradım, iki tane olandan birini atmak daha uygun geldi.” der.

Bir diğer rivayete göre ise Cemal Süreya ve Sezai Karakoç üniversitede sınıf arkadaşıdır ve sınıflarında ‘Muazzez Akkaya’ isminde bir de kız varmış. İkisi de bu kızı gizliden gizliye severlermiş. Sınıfta gün boyu aynı kıza duydukları ilgiyi birbirlerine anlatırlarmış. Hatta

Muazzez’e yazdıkları şiirleri birbirlerine okurlarmış. Sonra bu aşk, zamanla kızışmış ve birbirlerine ‘ben elde ederim, sen edersin’ derken ‘kim elde edecek?’ diye iddiaya tutuşmuşlar. Kaybeden büyük bir bedel ödeyecek demişler. Ve bu bedel ömrü boyunca üzerinde kalacak. Bedene fiziksel bir zarar olmayacak diye de karar kılmışlar. Ve sonunda adını değiştirmeye gelmiş olay.

Cemal Sürey(y)a kazanırsa ;Sezai Karakoç’un soyadı ‘Karkoç’ olacak.

Sezai Karakoç Kazanırsa ; CemaL Süreyya’nın soyadı ‘Süreya’ olacak.

Tahmin ettiğiniz gibi kızı Sezai Karakoç elde eder ve onunla çıkmaya başlar. Cemal Süreyya da gidip tek ‘Y’ harfini attırır soyadından.

İşte Süreyya’dan Süreya’ya geçiş dönemi böyle olmuştur.

Muazzez Akkaya Sezai Karakoç’un kendisi ile bir iddia sonucu çıktığını öğrenir. Biraz da sorunları olan Muazzez bunu kaldıramaz ve okulu bırakıp ve memleketi olan Geyve’ye gider. Sezai Karakoç bu duruma çok üzülür ve Muazzez Akkaya’ya ithafen Mona Rosa’yı yazar. Şair Karakoç,1950 yılında Mülkiye’de öğrenci iken yazmıştır ancak 2002 yılına kadar yayımlanmamıştır.

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir