"Enter"a basıp içeriğe geçin

SOSYAL MEDYAYI DOĞRU OKUMAK

Kabul edilen en kısa tanımlamaya göre sosyal medya; insanlar arasında erişim, dönüşüm, etkileşim ve bağlantı kurmanın en basit, kolay ve dijital yoludur.

Teknolojinin hayatımızın her anına nüfuz ettiği cağımızda sosyal medya doğru ellerde, doğru şekilde kullanıldığında hayat kurtarıcı bir enstrüman olabileceği gibi, kötü niyetli kişi ve grupların elinde can alıcı bir silaha dönüşebilir.

Ülkemizde özellikle terör saldırıları yahut doğal afetler sonrasında hangi mahfillerce yönetildiği konuya ilgi duyanların ve yetkililerin malûmu olan binlerce sahte hesaptan toplumu ayrıştırıcı, kışkırtıcı paylaşımlar yapılıyor. Bununla hedeflenen elbette birliğimiz ve dirliğimiz. Küçük gibi görünen bu faaliyetin önü alınmadığı taktirde milli birliğimizin dokusunda onarılamaz tahribatlar yapacağı gün gibi sarihtir.

Her türlü değer yargısından uzak ve tamamen toplumu ayrıştırmayı hedef alan bu paylaşımlara yeni nesil kara propaganda da diyebiliriz. Afetin yaşandığı bölgenin siyasal yapısına göre dindar, laik, Atatürkçü, ülkücü vb. her türlü ideolojik kimliğe bürünen bu hesaplar dün İzmir’de yaşanan deprem felaketi sonrasında yine mesaiye başladılar.

İnsanların yaşam tarzı ve fikirleri üzerinden provokasyona soyunan bu hesaplardan yapılan aşağıda birkaç örneğini verdiğim bu paylaşımlar sosyal medya kullanıcılarının adeta sinir uçlarına dokundu ve kısa sürede gösterilen tepkilerle de etkileşimleri en üst seviyeye çıktı.

  Bununla da yetinmeyen karanlık mahfiller fonladıkları yurt dışı fenomen kullanıcılar aracılığıyla da yangına benzin dökmeye devam ettiler. 

Elbette en acılı günde yapılan bu amacı belli paylaşımlar anında beklediği tepkiyi gördü.

Neredeyse tüm sosyal medya kullanıcıları öfkeyle bu nefret dilini eleştirir mahiyette paylaşımlar yaparak etkileşimi çoğaltıp bilmeden de olsa bir anlamda bu karanlık mahfillerin değirmenine su taşımış oldular. Zira onların amacı bu nefret tohumunu mümkün olduğunca çok insana en kısa sürede ulaştırmaktı ve verilen reaksiyoner duygusal tepkilerle bunu başardılar. 

Sosyal medya artık hayatımızın yadsınamaz bir gerçeği. Hayatımızdan çıkarıp atmak mümkün olmadığına göre en doğru nasıl kullanılacağına dair çalışmalarımızı yürütmek zorundayız. 

O yüzden mutlaka ve mutlaka okullarımızda artık “medya okur yazarlığı” okutulmalıdır. Kısaca bütün kitle iletişim araçları ile verilen mesajları anlama, değerlendirme ve iletme yeteneğine medya okur yazarlığı diyebiliriz. Medya okur yazarlığı medyayı çözümleyebilme, yorumlayabilme  ve izleyenin doğru anlayabilmesi için katkıda bulunur. Kişilere iletişim araçlarına erişebilmenin yanı sıra bu araçların verdiği mesajları doğru algılayabilme becerisi kazandırır. 

Medya okur yazarlığı sosyal medya ile ortaya çıkan dünyanın gerçek olmayabileceğini anlatmayı ve medyanın ilettiği mesajların doğru okunmasını, doğru yorumlanmasını ve bununla birlikte medyayı doğru okuyan, çözümleyen, gelen mesaj ve iletilere mantık çerçevesinde bakan, eleştiren bireyler yetiştirmeyi amaçlar. 

İzmir’de yaşanan deprem felaketi sonrası kötü niyetli paylaşım yapan hesaplar devletin ilgili birimlerince tespit edildiğini ve buna yönelik adli çalışmaların yürütüldüğünü de yetkili ağızlar açıkladılar. Bu mücadelenin bir ayağını oluşturur. 

Diğer ayağı ise  bilinçli medya kullanıcıları yetiştirebilmektir.   

Allah birliğimize, dirliğimize kasteden şer odaklarına fırsat vermesin. 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir